TERÖRSÜZ TÜRKİYE, TERÖRSÜZ DÜNYA


21. yüzyıl, küresel ölçekte çatışmaların, iç savaşların ve insani krizlerin gölgesinde ilerliyor. Rusya–Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar, Suriye iç savaşı ve daha birçok bölgesel gerilim, uluslararası toplumun barış ve güvenlik arayışını her zamankinden fazla gündeme taşıyor. Dünyanın pek çok noktasında yaşanan acılar, barışın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.


Bu tablo içinde Türkiye, coğrafi konumu ve diplomatik girişimleri nedeniyle bölgesel dengelerde önemli bir aktör olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin gerek insani yardımlar gerek arabuluculuk girişimleri gerekse uluslararası platformlardaki çağrıları, küresel barış arayışına katkı sunma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Barışın güçlendirilmesi yönünde atılan her adım, yalnızca bölge ülkeleri için değil, dünya barışı açısından da önem taşıyor.


Tarihsel olarak bakıldığında, Türkiye’nin çatışmalar karşısındaki tutumu ve ulusal birlik vurgusu, Kurtuluş Savaşı döneminden bu yana toplumsal hafızada özel bir yer edinmiştir. O dönemde farklı görüşler ve tartışmalar yaşanmış olsa da, ülkenin bağımsızlığı ve bütünlüğü söz konusu olduğunda ortak bir irade ortaya konmuştur. Bugün de toplumsal dayanışma, barışın ve güvenliğin sağlanmasında temel unsur olmayı sürdürüyor.


Bir hukukçu olarak, barışın yalnızca siyasi süreçlerde değil, hukuk sisteminin işleyişinde, adaletin sağlanmasında ve insan haklarının korunmasında hayat bulduğuna inanıyorum. Hukukun üstünlüğünün egemen olduğu toplumlarda çatışmaların yerini diyalog, şiddetin yerini uzlaşı alır. Terörle mücadele de dâhil olmak üzere her alanda insan onurunu temel alan bir yaklaşım, kalıcı barışın olmazsa olmazıdır.


Barış, tek bir kararla değil; toplumların, yöneticilerin, kurumların ve bireylerin ortak çabasıyla inşa edilir. Atılan her adım, verilen her mesaj, gösterilen her diplomatik girişim daha güvenli ve daha yaşanabilir bir geleceğin kapısını aralar. Bugün ve yarın, hem Türkiye’de hem dünyada barışın tesis edilmesi için hepimize sorumluluk düşüyor.

Adaletin olduğu yerde umut vardır; umut oldukça barış her zaman mümkündür.


Hukukçu Avukat Zübeyde TÜRKMENOĞLU